Gönderen Konu: Trabzon - Santa Harabeleri  (Okunma sayısı 5274 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ahmet PEKTAS

  • Administrator
  • Aktif Üye
  • *

  • İleti: 10492
  • Konu : 254
  • Değerlendirme: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Last Login:Bugün, 06:32:57
  • Amed
    • Arsinlilerin Buluşma Noktası
Trabzon - Santa Harabeleri
« : 25 Haziran 2011, 20:51:24 »


http://www.mtbtr.com/gezi_yayin/yayin.asp?kayitno=933

Hedefimiz Yanbolu deresinin olduğu vadi boyunca yukarıya çıkarak eski bir yerleşim yeri ve yayla olan Santa’ya ulaşıp, oradan Sümela (Meryemana) Manastırı yoluyla Maçka’ya inmek. Bir günde tamamlayacağımızı düşünmekle birlikte alternatif olarak yaylalarda konaklama yeri de araştırdım. Sahil trafiğinden kurtulmak ve zamandan kazanmak için iki bisikleti Trabzon’dan Araklı’ya giden dolmuşa yükleyerek Arsin-Araklı arasındaki Yanbolu deresi kenarında indik.

Sabah 7.20 de sahilde dolmuştan inip pedal çevirmeye başladık. Vadi boyunca genellikle düz veya hafif yokuşlarla Başdurak köyüne geldik (rakım 415 m, 25 km, saat 9.10). Dere kenarında bir kahvede çay-bisküvi molası verdik. Yazın motosikletli bir Alman grubun bu yolda geçtiğini söylediler, tarihteki ilk bisikletlilerin biz olduğunu sanıyorum. Buraya kadar yer yer asfalt olan yol tamamen toprak hale döndü. Yeşil vadi ve dere boyunca çıkarken, birkaç eski kemerli köprünün yanından geçtik. Sık sık yolu kesen derelerden geçerken birisinde tekerlek kayınca, tam düşmedim ama sağ tarafım ıslandı. İşhan köyü yol ayrımında çeşme başında su-kek molası verdik. Sahile yakın bölgede ağaçtan düşmüş elmalardan toplayıp çantaya atmıştık (Bülent Savran’dan öğrendiğimiz üzere), birer de elma yedik (38 km, saat 11.20). Engin’in bacağı ağrımaya başladığı için biraz geride kaldı, bu arada ağaç kesen köylüler akşama yaylaya bile varamayacağımızı söyleyerek moralimizi bozdular.

Vadi genişlemeye başladıktan bir süre sonra nihayet sağda tepede ilk Santa köyünü gördük. Bir köprünün yanında Engin’i beklerken uzun ve kalın kuyruklu bir sincap sağa sola koşup duruyordu (rakım 975 m, 46 km, saat 13.00). Dere boyu pedal çevirmeye devam ederek, sağda bir solda üç Santa köyünü fotoğraflayıp vadinin sonuna geldik. Dere kenarındaki geniş çimenlik alan ve Vargit çiçeklerinin arasında esas yemek (peynir-ekmek-sosis-su) molası verdik (rakım 1410 m, 49 km, saat 14.00).

Burada yolumuz sağdaki tepeye doğru iyi bir yokuşla tırmanmamızı gerektiriyordu. Buraya kadar 1400 metre çıkmıştık, bin metre daha çıkacağımızı pek tahmin etmiyorduk. Engin’in bacak ağrısı ve yorgunluk bahanelerine aldırmadan (yakın zamanda tekrar gelemeyeceğimiz için) çıkışa başladık. Soldaki yamaçta çam ormanı arasından akan dere harika görünüyordu. Gümüşhane sınırları içindeki Santa köylerinde (yeni adı Dumanlı) eski kilise, çeşme ve ev kalıntıları ile köylülerin yeni yaptıkları yayla evleri vardı. Burasının 17- 18.yüzyıldan kalma bir yerleşim

yeri olduğu biliniyor. Döne döne tırmanarak batıdaki üçüncü köye geldiğimizde daha da iyi bir yokuş bizi karşıladı (rakım 1910 m, 53,5 km, saat 15.30). Bundan sonra zaman zaman yürüyerek 2440 metre rakımda tepeye ulaştık (59,5 km, 17.15) . Buradaki yol ayrımında sola dönerek nispeten düz yolda pedal çevirdik. Yine bir yol ayrımına geldiğimizde daha önce aldığımız tarif üzerine “Taşköprü tesisleri” levhasını takip ederek sağdaki yola girip eski bir mezarlığın yanından geçtik.

Yollarda in cin top oynadığı için gördüğümüz herkese yol sorarak yön tayin edebiliyoruz. Rakımdan mı, yaştan mı bilemem nefesimiz kesildiğinde yol kenarındaki çimenlerde sırtüstü yatarken neredeyse uyuyakalacaktık. Son kalan iki elma ve iki bisküvinin çok yararı oldu. Karanlığa kalmadan mola yerine yetişmek için zaman kaybetmeden yola koyulduk. Yeniyayla’dan epeyce sonra nihayet hafif bir inişle Sarıtaş yaylasına ulaştık (rakım 2320 m). Hedefimiz olan biraz ilerideki Dilaver yayla tesisleri’ne doğru ilerlerken akşam ezanı okunmaya başladı.
Alacakaranlıkta, far taksam mı diye düşünerek pedal çevirirken arkadan gelen bir kamyonet yanımda durdu. Engin önde oturuyor ve bisikleti arkaya atmıştı. Ben de onları kırmayıp aynı yolu izledim (rakım 2320 m, 70 km, saat 18.45). Kamyonetteki iki kişiyle sohbet ederken araba ile bile bu ıssız yerlerde çekindiklerini söyleyip bize hayret ettiler. Bir kaç km. inişten sonra (ortadaki yoldan) Dilaver tesislerine geldik (rakım 2310 m, saat 19.00). Toplam bisiklet süresi 8 saat, toplam süre 11,5 saat.Fazla odası olmayan ahşap güzel bir tesisti, eşyaları odaya koyup, iki kişi bir kilo pirzolayı bitirdik. Gece yorgunluktan zor uyuyabildik.

Sabah bal, kaymak, zeytin, peynir ve salata ile iyi bir kahvaltı yaptıktan sonra Nuri Dilaver beye borç takarak saat 9 da inişe başladık (hafta içinde hastaneye uğradığında borcumuzu ödedik). Hemen aşağıdaki köprüden geçip, dere boyu inerek yine yeşillikler arasından Meryemana’ya geldik. Biz inerken bir protokol grubu jiplerle yukarıya çıkıyordu. Bu bölgede kayak tesisi kurulması için inceleme yapacaklarmış. Meryemana Manastırının yukarıdan görünüşü de çok güzeldi. Buradan sonra asfalt başladı. Asfaltta inişin de bir başka tadı var, ancak trafik yoğunluğundan 50 km. yi geçemedik. Maçka’ya geldiğimizde rakım 360 metreye düşmüş, bugünkü yol 30 km olmuş ve saat 10.40’tı. Bugün başka programlar olduğu için bisikletleri minibüse yükleyip Trabzon’a döndük. (18- 19 Eylül 2004, Mehmet Yıldız – Engin Yenilmez)
Hayatta herşey kısmet ...

Çevrimdışı ilyas kurt

  • Aktif Üye
  • *

  • İleti: 3183
  • Konu : 60
  • Değerlendirme: +18/-5
  • Cinsiyet: Bay
  • Last Login:24 Ekim 2015, 12:18:24
    • E-Posta
Ynt: Trabzon - Santa Harabeleri
« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2011, 12:38:35 »
nihayet kıymeti bilinmeye başlandı bu güzelim yerlerin.

 

GoogleTagged